Yanlış yazmadım, evet siz de yanlış okumadınız.

Pandemi keresteyi de külçe altın gibi değerli yaptı.

Kereste deyip geçmeyin.

Araba ve benzin dışında en fazla kullanılan emtiadır kereste.

Kereste demek inşaat demek, konut demek, konut içinde kullanılacak masif-sunta-mdf mobilya demek, çatı demek, lambiri demek, döşeme-parke demek, kalıp tahtası, lif ve kağıt demek.

Yani insanların, başta barınma olmak üzere, birçok temel ihtiyacını karşılayan ürün demek…

**

Son 1,5 yıldır dünya piyasalarında kereste fiyatlarının yaklaşık yüzde 400 yükselişle 1700 dolar seviyelerini görmesi, altına nazire edercesine, külçe kereste kavramını aklımıza getirdi.

Bu çılgın yükselişin şüphesiz sebebi basit arz-talep olayı.

Samuelson’un ‘‘Bir papağana arz ve talep kelimelerini öğretebiliyorsanız, ona ekonomiyi öğretmişsiniz demektir.’’ Aforizmasını anlayanlar konuyu çözmüş demektir.

Pandemi döneminde işçiler işe gitmedi, lojistik aksadı, fabrikalar kapandı ve kereste üretimi-arzı kısıldı.

Pandemi nedeniyle müstakil ev talebi artmıştır. Eve kapanan kişiler kendin yap mantığıyla evlerini iyileştirmeye, yenilemeye ve mobilyaları değiştirmeye başladılar. Aynı zamanda ahşap hobi malzemeleri kullanılmaya başlandı. Paranın ucuz ve ulaşımının kolay olması da eklenince (ABD için konuşuyoruz) kereste talebi, beklentilerin aksine, arttı.

Sonuçta, kereste arzının talebi karşılayamaması fiyatları patlatmıştır.

**

Pandemiyle mücadelede ciddi bir yol alındı, aşılama hızla devam ediyor ve artık normal yaşamın eşiğine geldik.

Kereste fiyatlarının son bir ayda 1,5 yıllık çılgın yükselişin ters istikametinde 900 dolara gerilemesi, kerestede global tedarik (arz) sorunu çözülüyor izlenimi veriyor.

Konut fiyatlarındaki artış nedeniyle global talebin yavaşlaması, insanların evlerinden tatil yerlerine taşınmaya başlamaları, fabrikaların eski üretim kapasitelerine geri dönmesi fiyatlardaki gevşemenin temel nedenleri.

Bu gevşemeyle beraber uzmanlar, fiyatların pandemi öncesi seviyelere bir daha dönmeyeceğini söylüyor.

**

Bugün, kerestenin temel niteliğini-özelliğini anlamaya ilişkin bilinç oluştu.

Ülkeler kerestelerine daha çok sahip çıkmaya başladı.

Örneğin, geçmiş yıllarda Ukrayna ham orman ürünlerinin yurt dışına satışını 10 yıllığına yasaklamıştı.

Benzer yasaklamalarla keresteyi içerde tutmaya çalışan ülke sayısı arttı.

Yani altın kadar olmasa da kereste külçe gibi değer aldı.

Öyle ki kerestenin şöhretini FED Başkanı Powell’de onayladı ve yükselen enflasyona kereste fiyatlarındaki oynaklığı göstererek düşebileceğini ima etti.

**

Yine geçtiğimiz günlerde, bu külçe kereste amazon ormanlarında kaçak ağaç kesimi ve yasa dışı kereste ticaretine adı karışan Brezilya Çevre Bakanını istifaya taşıdı.

Tedarikçilerden istediği miktarda ürünü bulamayan üreticiler karaborsacıların kucağına itildi. İsyan ettirildi, kereste fiyatları dudak uçuklattı ve 1,5 yıla damgasını vurdu.

ABD polis kayıtlarında kereste hırsızlıklarının aşırı arttığı ve kuyumcu hırsızlıklarının önüne geçtiği söyleniyor.

**

Peki, ülkemize bu gelişmeler nasıl yansıdı?

4 Haziran 2021 tarihinde yayınlanan Resmî Gazete, gözü kulağı kerestede olan üreticilere bir bakıma nefes oldu

Resmî Gazete ile bazı kereste ve MDF ürünlerinin ihracatına sınırlama getirildi.

Bu hamlenin üreticilerce memnuniyetle karşılanması, kereste ihracatına ilişkin sınırlamanın genel beklentiyi belli ölçüde karşıladığını, en azından üreticilere nefes aldırdığını gösteriyor.

**

Orman varlığı külçe altından daha değerlidir. Kereste özelinde orman ürünlerine ülkemizde de özel önem verilmelidir.

– Bu bilinçle ormanlarımızın yönetimi sürdürülebilir (kendini yenileye ve katma değer üreten) politikalarla desteklenmeli,

– teknik eleman ve donanım açığı kapatılmalı,

– orman ürünlerine dayalı üretimlerde zayiatları azaltıcı kurallar benimsenmeli ve

– insan kaynaklı tehditler (yangın, kaçak kesim v.s.) minimize edilmeli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir