“Dünyada ve ülkemizde artan tomruk fiyatlarının sebepleri ve çözümü önerileri”

Türkiye Orman Ürünleri Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TORİD) Derneği Başkanı Göksel Korkmaz

Dünyada ve ülkemizde son aylarda odun hammaddesine dayalı inşaat, mobilya ve lojistik sektörlerinde kullanılan orman ürünlerinin (tomruk, kereste, ahşap palet ambalaj, osb, mdf, yonga levha vb.) fiyatlarında arz/talep dengesizliğine bağlı yüksek fiyat artışı gözleniyor. Bu artış sadece Türkiye’ye özgü bir durum olmayıp, tüm dünyada yaşanıyor. Soğukkanlılıkla mevcut durumu sebep ve sonuçları itibariyle iyi anlayıp analiz edebilmemiz ve çözüm önerileri sunabilmemiz için öncelikle dış pazarlardaki dinamiklere bakmamız ve sonra da içeriye dönüp objektif tespit yaptıktan sonra, yerli hammaddemizi verimli kullanmak suretiyle katma değerli son ürüne dönüştürmesi gereken yerli sanayimizin yatırım, istihdam, üretim ve ihracat gücünü artıran ve destekleyen çözüm önerilerimizi sunmamızda fayda var. Dünyada ve ülkemizde yaşanmakta olan yüksek fiyat artışlarının sebeplerini şu şekilde mercek altına alabiliriz:

Dünyada yaşanmakta olan arz talep dengesizliği

2020 yılı süresince pandemi etkisiyle tüm dünyada üretim tarafında duraksamalar ve kapasite kullanımında ciddi azalmalar oldu. Sektörümüzün doğası gereği hammaddenin ormandan fabrikaya, fabrikadan işlenmiş şekilde son tüketiciye ürünlerin ulaşması ortalama 3-4 ay gibi hayli uzun bir süreci, hem de tabiat şartlarına çok bağlı olan zorlu bir faaliyeti kapsar. Bu sebeple tedarik zincirindeki kesintilerin telafisi hızla yapılamamaktadır.

Talep tarafında ise 2020 yılının ortalarından itibaren çok büyük bir artış oldu. Başta ABD pazarı olmak üzere tüm dünyada ahşap konut sektöründeki talep patlaması, daha çok evde zaman geçiren insanların doğal hayata ve malzemelere yönelmesi ‘kendin yap’ (DIY) pazarının büyümesi, seyahat ve diğer sosyal mekânlarda harcama yapılamamasından ötürü tasarruflarını ev ve bahçe mobilyalarına yönlendirmesi gibi sebeplerden dolayı masif ahşap ve odun bazlı levha ürünlerinde öngörülemez bir talep artışı ortaya çıkardı.

Arz ve talep arasındaki makasın çok açılması tüm dünyada olağanüstü fiyat artışına sebep oldu. Kuzey Amerika pazarındaki kereste fiyatlarını 1952 yılından beri haftalık olarak yayınlayan Madisonsreport dergisinde 2019-2020-2021 yıllarının ocak nisan ayı fiyat değişimlerine haftalık bazda baktığımızda; iğne yapraklı (çam, ladin, göknar ) kereste fiyatlarının ocak-nisan aylarında 3-4 kat artış gösterdiğini görüyoruz.

Endüstriyel plantasyonlarının da yaygın olduğu ABD ormanlarında talebi karşılayacak rezerv miktarı mevcut ve aslında ABD kereste ihracatı da yapmakta olan bir ülke. Ancak 2008-2009 yıllarında yaşanan mortgage krizinin zincirleme etkisi olarak kereste üretimi yapan fabrikaların sayısı azaldı ve şu anda bildiğimiz kadarıyla mevcutta 3000 adet kereste üretimi yapan tesis var ve bu kapasite, talebi karşılamak için yeterli değil.

Avrupa’da sektörümüzle ilgili yayın yapan Euwid dergisinin haberlerine göre 2021 yılının ilk 2 ayında ABD’nin Avrupa ülkelerinden (Almanya, İsveç, Avusturya, Romanya) ithal ettiği kereste miktarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artış göstererek 494 bin metreküpe ulaştı. Bu seviyenin önümüzdeki birkaç ayda daha devam etmesi bekleniyor.

Pandemi dışında arz tarafını azaltan başka faktörler de var. ABD kereste talebinin önemli miktarını karşılayan Kanada’dan ABD’ye satılan kereste miktarı yüzde 20 civarı azalmış durumda. Bunun sebepleri: Kanada ormanlarında böcek istilası sebebiyle hem ormanda ağaç kesim miktarlarının azalması hem de son birkaç yıldır tomruk hammaddesindeki arzın azalmasından dolayı iş yapamayıp kapanan büyük üretim tesisleri ve ABD’nin Kanada’ya uyguladığı ithalat kısıtlamaları.

Yine Avrupa tarafında da İngiltere’nin Brexit sonrası yeni uygulamaların etkisini en aza indirmek amacıyla 2021 yılı girmeden gerçekleştirmek istediği kereste ithalatı 2020’in sonlarında büyük artış gösterdi. Çin ve diğer Asya ülkelerinin hali hazırdaki yüksek talebi artarak devam ederken, yapıda ahşap kullanım yasağını yeni kaldıran Hindistan’dan gelen yeni yüksek talep mevcut arz talep makasını daha da açtı.

Görüldüğü üzere ABD kaynaklı talep artışı hem Avrupa hem de Asya piyasalarını etkileyerek fiyat artışını tetikledi. Oduna dayalı ahşap ürünlerinin tamamı bu artıştan nasibini alıyor. Uluslararası nakliyatta konteyner taşımacılığındaki zorluklar ve fiyat artışları da bu yangına benzin dökmüş durumda.

Türkiye’deki hammadde üretimi ve fiyat artışları

Ülkemizde ormanların yetiştirilmesi, idaresi, hammadde üretimi ve satışı Orman Genel Müdürlüğü tarafından yapılıyor. Sürdürülebilir Orman Yönetimi kriterlerine göre, koruma kullanma dengesi gözetilerek üretim yapılmakta. Son 10 yılda orman varlığını artıran başarılı nadir ülkelerden olduğumuz FAO kayıtlarında mevcut.

Şimdi asıl can alıcı soruların sorulması gereken noktaya geldik;

1. Bugünlerde döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma perspektifinden stratejik önemi çok daha net anlaşılan orman varlığımızı verimli kullanıp katma değerli ürün haline getirerek iç piyasa ve ihracat pazarlarına sunabiliyor muyuz?

2. Orman varlıkları bakımından bize yakın çevre ülkelerde ormancılık ve orman ürünleri sanayisinden elde edilen gelir ile ülkemizde elde edilen gelirlerin ülke milli gelirleri içindeki payını kıyaslarsak bizi mutlu edecek bir tablo var mı?

3. İstihdam katsayısı çok yüksek olan masif ahşap (ileri mamul yapısal ahşap ürünler, kereste, ahşap palet ve ambalaj vb) sektörü bu avantajını kullanarak yeni yatırımlar yaparak büyüyebiliyor mu? Katma değerli yatırımlara yönelebiliyor mu?

Yukardaki her 3 sorunun da cevabı maalesef HAYIR.

Yerli ve yenilenebilir hammaddesi olan, yerli makine ve teçhizatla yatırım ve üretim yapabilme ve cari açık vermeden büyüme imkânı olan bu sektörler niye hak ettiği yere ulaşamıyor ve ülke ekonomisine daha fazla katkıda bulunamıyor? Peki, problem olan yer neresi ve nasıl çözülebilir?

Aşılması gereken mevcut problemler

1. Odun hammaddesi verimli kullanılmıyor. AB ülkelerindeki gibi panel sektöründe geri dönüşümden kazanılan malzeme üretimde hammadde olarak kullanılmıyor.

2. Sanayinin tüm paydaşları hammadde satın alırken sabit fiyatlı tahsis usulüyle hammadde satın alma avantajına sahip değil.

3. Açık artırma ihale usulüyle yapılan satışlarda belirsizlik ve öngörülemezlik çok yüksek. Hammaddesini ertesi gün hangi fiyattan alacağını bilemeyen bir sektörden uzun dönemli iş bağlantıları yapması, yatırım ve büyüme beklenemez.

4. Hammadde veya yarı mamul ürünlerin ihracata gönderilmesi.

Çözüm önerileri

1. Orman Genel Müdürlüğü, sektör paydaşlarının kullandığı hammaddenin tarifini yeniden yapmalı ve her sektöre sadece kullanması gereken hammaddeyi satmalı. Piyasa düzenleyici ve istikrar sağlayıcı bir görev üstlenmeli. Bir sektör diğerinin hammaddesini verimsizce kullanamamalı. Bu konunun Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar tarafından da denetlenmesi mutlaka gereklidir. Ahşapta geri dönüşümün kullanılması gerekir.

2. Hammadde satış kriterlerinde Ticaret Bakanlığı’nın GİTES (Girdi Tedarik Stratejisi Eylem Planı) göz önüne alınmalı ve üretim yapan tesislerin hammaddeye erişimine öncelik verilmeli. Sanayinin bir bölümü sabit fiyatlı tahsis yoluyla hammadde satın alma imkânına sahip iken bu ayrıcalığa sahip olmayan diğer paydaşlar bu durumdan çok yönlü zarar görmektedir. Bu uygulamanın ivedilikle adil hale getirilmesi gerekir. Ülke menfaati açısından yaratılan istihdam ve üretilen katma değer ana kriter olmalıdır.

3. Açık artırma ihale usulü satışlar sektör dışında olan üretim yapmayan firma veya şahıslara satılmamalıdır veya çok sınırlı miktarda satılmalı. Üretim yapan istihdam yaratan masif ahşap, kereste, ahşap ambalaj üreticileri için de enflasyona endeksli sabit fiyatlı hammadde satış sistemine geçilmelidir. Son 4-5 aylık dönemde tomruk fiyatlarındaki artışın ortalama yüzde 80-90’lara vardığı görülen ihalelerden hammadde satın almak zorunda kalmamalıydı tesis sahibi üreticiler.

4. Tüm dünyada uygulanan son dönem politikaları istihdam ve katma değerin ülke içinde kalması ve nihai ürünün ihracata gönderilmesi şeklinde gerçekleşiyor. Yüksek döviz kuru avantajı elde etmek amacıyla yurtiçindeki sektörlerin hammadde ihtiyacının yeterince karşılanmadan ihracata gönderilmesi tasvip edilemez. Kereste ihracatının katma değerli hale getirilerek ihraç edilmesi konusunda görüşümüzü bildirmiş bulunuyoruz.

Sonuç

Sektörümüzün hak ettiği yere gelerek ülkemiz ekonomisinde sürdürülebilir kalkınma sağlayan sektör örneği teşkil edebilmesi için bizler masif ahşap, kereste ve ahşap palet ambalaj sektör dernekleri (TORİD, UAB, TEPAL, TAPSIAD, AKOD) olarak başta Orman Genel Müdürlüğü olmak üzere TOBB, Tarım ve Orman Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, İhracat Genel Müdürlüğü, Strateji Bütçe Başkanlığı ve ilgili kamu kurumlarıyla ortak çalışma gurubu oluşturmak ve dünyadaki örneklerini de içeren raporlarımızı sunmak suretiyle yapılması gereken tüm çözüm odaklı çalışmalara destek vermeye hazırız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir